“Guerra Civil”

Gözlerini görebildiğim birini vuramam.
İçi olmayan bir göz olsa dahi.
Camgöz; görmeyen bana bakan,
bebekleri vardır gözlerin, vuramam.

Ya Lorca’yı nasıl vurdular?

Evren bir volkan gibi!
Dönüp duran, kopup şuursuzca uçuşan göktaşı misali,
Çarpacak yer arıyor gözleri karanlıkta birilerinin.
Evreni bile bilmiyor, göktaşından insanlar.

Kadın çığılığı geliyor, yüzyıl bile yok,
o sesinin uzaklığında,
“Guerra Civil” diye haykırıyor kırık sesiyle yaşlı kadın.
Kendi gibi yaşlı gözlerinde ki ıslak korkuyla.


Arkadan vurulan biri, ölüp düşmeden önce,
Yüzü bir gök yüzünü, sonra yeri gördüğünde,
bilir mi o suskunluğuyla her şeyin bitmediğini?
Ölü suskunluğu, ölü çaresizliğinin sesi mi ki?
Cevap vereni olmayan kaçı gibi,
önünde ahlâklıksızca bir fotoğrafa poz vereni o ölü görmüş müdür ki?
Yüzü yerde canım! Burnu havada olanı nasıl görsün ki?

Devranın bir sonrasındaki karede, kendi var bilmez,
Ayağı ölünün üstündeki.
İçi içe bir fotoğraftır bu.
Bir sonrasında kendisi yatacak garibim,
O da herkesin avucunda bir avın kendisi,
Bilmediği mağrur aptal bir avcının olduğu fotoğrafta olacak.
İnsan, insanı yenebilmiş mi ki?


Lorca’yı nasıl vurdular belli,
nedeni belli kendince biri olmamış birilerinin de,
Lorca’yı vurdular, şiiri de vurup öldüren olmuş mu ki?


Ölmek için mi bu körpe cılız, aç çoğalış?
Daha çok ölü olsun, denizler kan gibi maviden kızıla sürsün diye mi?
Ne tuzu olan deniz içilirdi oysa, ne de şuursuzun akıttığı kan?
İçilemeyen denizi gün batımı rengine boyamak da neyin nesi?
Ne onun? ne günü, ne de bitmeyecek ki insanlığın sesi.

Yaşı doksanın üstünde,
Bilmediğim uzak bir yerde,
o yaşlı kadın halâ bağırıp duruyor.
“Hijo!”


Bir macar şair sesleniyor İspanyol kadına,
“Oğlunu eve ölü mü getirdiler,
Sakin ol!”

Sonradan gelenler dünyaya, duymuyor,
geçmişten söyleyenlere tıkalı kulakları duymaz.


Kan gözlüler varmış, masal değilmiş onlar.
Aynı toprakta gökyüzüne düşman olur,
gözleri denize çalan maviden insanlara saldırırmış.
O ses, duyuluyor şimdi daha inceden,
Boğaza bastırılmış elin ardındaki ince bir tülden
“Guerra Civil” diye boğuk haykırıyor,
kırık sesiyle aynı yaşlı kadın.
..
Bir şiirden kıta var elimde, titrek sesli.
Bir kıta önünde Lorca’nın tüfekli.

Tüfekler patlıyor, sesi duyulmuyor.
Bir şiir patlatıyor Lorca,
Ölüyorsunuz….

“Bir balık vardı kalbinde;
Çin denizlerinden getirmiş;
Ufacık, gelir geçerdi bazen
Gözlerinin içinden.
Gemici idi ama unutmuştu
Meyhaneleri, portakalları;
Gözleri suda.”

Bahadır Üge

Kategori : Şiir -  Tarihi : 26/12/2017

Tüm hakları Bahadır Üge'ye aittir. Adı belirtilmeden kullanılmaz. © Bahadır Üge

İspanya iç savaşı
İspanya iç savaşı

Lorca
Lorca


Değerli yorumlarınız benim için önemlidir..